11.07.2012

kedi

"Seni" tanıyana kadar gelen geçen tüm sen'ler o imiş bu imiş şu imiş...Sen ise yıktın geçtin,kör ettin,iyi ki geldin girdin hayatıma hoşgeldin...

25.08.2009

defol

sessizliğimden sağır oldu kulaklarım...insan bazen sadece inanmak istiyor yalanlara...fallik dönemden çıkamamış,karışık,en ağza sıçanından duygularımla baş edemiyorum artık...offf sıcak...erkek denizatının çiftleşme sonrası hali gibiyim...bitap düşmüş,şaşkın,saçmasapan,ulan kafan kopmuş hala düşünüyosun nooldu die...ölmüşün işte daha noolsun...içime sığdırmaya çalıştığım huzur parçalarının hepsi bi beden büyük geliyor,bazen kendimi suratımda kocaman bi gülümsemeyle yakalasamda gözümü açıp kapıyorum yine aynada tanınmaz bi bedenim...kendine yabancı,kaybolmuş,ifadesiz,tipsiz suretimi görmeyi midem kabul etmiyor artık...tek gerçek hissiyatım şiddet...başkasına değil ama yine kendime karşı...damarlarımdan çıkmak için tepinen ve onlara uslu durmasını söylediğim alyuvar ve akyuvarlarımın beyin yiyen çığlıkları...artık sorum neden değil,artık bir sorum yok sana karşı hayat,koyvermiş görünme çabası içinde,sindirdiğin,çaresizleştirdiğin,huysuzlaştırdığın,ayağa kalkmasına izin vermeden yere indirdiğin,rengini kaybetmiş,soluk filmlerindeki koyun karakterlerden biriyim artık...umarım mutlusunuzdur...hep kendimden bahsettim dimi yine ben şöyleyim ben böyleyim sıkılmışsındır...sen nasılsın? demek isterdim ama gerçekten umrumda diilsin sen bana sormamıştın...beni bu 22 gramla yaşamak zorunda bırakırken...şimdi sende siktirip gidebilirsin ben senden gittim çünkü...

12.08.2009

insanity

elif lam mim... yazdan kalan güneş yanıkları,çatlaklar,yaralar,gülümsemeler,ağrılı,sızılı,şewkatli...
içimde şahirlerarası yolların sessizliği,otogarların gürültüsü,vapur iskelesinin hüznü,sokak kedilerinin mağrur ama düşmüş bakışları,love ın hurts hali öznesi değişmiş but ile biteni... ruhum tüm zincirlerini kırdı ve iki tane zıt benlikle ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.yaşamayı öğrettiğim,sosyalleştirdiğim o evcil halim tam bir şizofrenle karşı karşıya kaldı.korkup pıstı bi köşeye,titriyo.hala hissediyorum...tamamen kontrolümü yitirdim.sanırım beynim patlicak.arı insan ihtiyaçlarım ile yaşaıyorum gibi görünüyorum.daha 2 gün önce bir bütünleşme yaşamanın verdiği coşkunun sarhoşluğu içindeyken şimdi aynı bütünleşme bişeyleri tırmalamaya başladı rahatımı kaçırıyo.çift başlı canavarım tablosunu bulup tek olmuş, sonra tablosunu kaybetmiş yine bölünmüş bir the kıss ile manet in çığlığı arasında gidip geliyor.(nası bir çıldırış halindeyim ünlem bulamadım)kulaklarımdan beynim patlayıp akmaya başladı ve benim yanımda ne bir sesim ne bir elim ne de bir dal sigaram var...

24.06.2009

confessıon

o gün hayat durmadı benim için
dewam etti hatta daha hızlı
o gün ben durmadım senin için
dewam ettim daha sızılı
şimdi sanıyormusun hala dewam ediyor öylesine hızlı
daha derinden artık sızısı,daha acılı
kalbimin parçalarını tutmuyor hiçbir bant
arada eksikler var,hep izleri kalıcı
derimin altında kazınmış ismin dökülüyor bugün
kanım akıyor kalıntılarımın çatlakları arasından
ismin boğazımda düğümlenmişti ya hani o gün
işte o gün bugün yaşadığım hep dün...
zaman hani en iyi ilaçtı...yalan
zaman ne verdin ki,ne olsun elimde kalan
inatsın bana biliyorum der gibisin çek git
zaman en büyük düşmanımsın aynalar şahit
sana gülen o gözlerim hasta artık hayata
bakamıyorum güneşe,aya,yıldızlara
hepsinde yüzün,bakar bana kızgınca
çıkamam gecelere sorular soracaksın diye...korkarım
dudaklarımda senin olmayan izlerle
soyunuyorum hergün gecelere
inan ağzıma geliyor midem
acı tatlarından diğer tenlerin
nefeslerin,seslerin,gidişlerin...
seni aramakla bulamicam sanırım başkalarında
seni aricam derken yolda kendimi kaybettim
yanlış bedenlerin arasında yanlış kollarda
doğruyu bulma sancısıyla seni hissettim
hayır dur lanet olsun yalan söylüyorum şu anda
hissetmedim seni yalan başka kollarda
inanma sakın buna
senle beraber doğrularımıda kaybettim ben
yanlışlarımı çoğalttım,yalanlarımı abarttım
saçlarımı kabarttım,yeni avlara doğru
geceye hazırlandım...:)

aitsizlik

bir cümleyim sanki dolu bir makalenin ortasında kalmış yalnız yüklemsiz öznesiz bir cümle...ve ya diyezsiz,bemolsüz,essiz,eşsiz bir notayım ravelin bolerosunda...bölesine aitsizlik kapladı heryerimi...nerdeyim nereye gidiyorum göremiyorum.burda diil çünkü ruhum bedenimden kopuk bir yerlerde tozuyodur heralde şimdi.ipini saldım ruhumun toplayamıyorum.nasıl bir sınava soktum kendimi böyle?istedim biliyorum zamanında ama bu kadar zor beklemiyodum soruları.bu kadar üstüste.daha birini çözmeden biri gelio daha kazık.bunalıp hepsini kafadan attım hiç sallamadım ama offf hala geliolar.hep iki şık arasında takılıyorum.bu son sıkışıp kalmam olmicak kesin ama bi süre test istemiyorum lütfen.şu sonuncuyu çözim yeter şimdilik.nasıl bişi bu yaa anlayamıyorum hala duygularımımı dinliyorum bedenimimi...hah hiçbirini sanki.içimde sadece doyur beni diyen sürekli aç bi canavar var.hep kendi sözünü dinletiyo ama hep başımı belaya sokuyor.çünkü o sadece sewilmek istiyor.hangi şekilde olursa olsun kim olursa olsun...bi ihtimal görse bi iki söz duysa hemen meyil ediyor,gözümü boyuyor,kandırıyor beni...zaten kanacak bir ben yok uzun zamandır sadece itaat eden bir bedenden ibaretim.o ne derse onu yapıyo o da...işte bazen ruhum yorulup gelio yanıma oturuyo şöle bi bakıo naapmış bu die nasihat veriyor konnuşuyo konuşuyo gidiyor geri..bana kadrolu bi ruh lazım kesin...veya içimdeki canavara söz geçirmem gerekiyo artık.çünkü bu arada olan bedene oluyo.garibim tüm yükü o çekiyor sonra.kendinden soğuyo sewmiyor sonra halini.yeteerrr artık diye bi uyarı çakıyo...ahh ah bir dinleniyo iki dinleniyo o da üçüncüde kaderine razı oluyor,boyun eğiyor,teslim ediyor kendini...

29.05.2009

bir kalender meşrebim

Sonbahar da uçuşan yapraklar... Gözlerim kapalı soğuk sabah ayazında üşüyorum denizin kenarında tortop olmuş yatarken...dalgalar günaydın diyip geri çekiliyorlar sırayla... Güneş öbür taraftan gelmek konusunda nazlanıyor... gülümsüyorum hepsine yeni gün Merhaba... Bakalım bugünü kim kazanacak diyorum hınzır bir gülümseme dudaklarımın ucunda... Koşmaya başlıyorum sahil yolundan ewe doğru...hımm sıcak bir duş ...ewet...bişeylerde yiyelim hafiften...hadi yüzmeye boşver mayoyu filan....hadi... kulaklarımda bir ezgi ...mmmm...heaven ı'm in heaven... mırıldanarak atlıyorum sulara... tenimde danseden Güneş... hey yavaş biraz yandım... hehe ... neyse sorun değil... hadi çıkalım artık sudan... uzanalım kumlara ıslak ıslak... uuuhh çok sıcakmış ... hadi Güneş yak beni gir derimin altına çıkar içimde sertleşen kalbimi biraz daha yak biraz daha... hımm buz gibi bi bira harika giderdi şimdi...ve işte burda... hımmm bu iyi geldi... güneşte esmerleşen tenime bakıyorum parlak pürüzsüzz... gözlerim şeffaflaşmış sanki...ama ellerim bi tek ellerim yaşımı ele veriyor... peh hadi bi yudum daha ...akşama çok var...:)

lumos a

Seni nasıl özledim tarif edilemez. Hayatım sensiz nasıl bir boşluk, nasıl yarım, nasıl yalnız, nasıl kırık... Tarif edilemez...
Şimdi sen gidip başkalarınımı öpeceksin beni öptüğün o dudaklarla? Gidip başkasınamı dokunacaksın ellerinin izleri bende kurumadan? Başkalarınamı bebeğim diyeceksin? Başkalarınınmı olacaksın?...
Nasıl lanet olsun sana demek geliyor içimden...Ama diyemem. Kıyamam sana bişey olmasın. Sakın kötü bişey olmasın sana. Sen hep iyi ol... hep...Nasıl bir hayalkırklığı kalemimim ucunda, nasıl bir nefret damlıyor görmelisin.
Offf Allahım... Nasıl bir yara açtın bende bilemezsin. Ne kadar çıplak kaldım sensiz. Giderken nelerimi götürdün. Tüm umutlarım,hayallerim,ruhum gitti senle... Şimdi kendimi ittiğim bu ızdırabı suratımda donuk bir sırıtmayla yaşamaya çalışıyorum... Yanımda bedenler buluyorum kimi zaman, dudağımda dudaklar, dilimde sözcükler içi boş... Hiçbiri sen değil hiçbiri senden değil. Hiçbir sensizlik ben değil. Hiçbir yalnızlık koymadı bu kadar. Acıtmadı bu kadar. Ağlatmadı bu kadar...
Hatırlıyormusun ne çok sewerdim dudağının kenarındaki kıvrımı... Sen gülerek doğmuşsun derdim. Yine gülerdin. içim ısınırdı. Elimi tutardın sıcacık akardı içime yine sen tüm saflığınla. Öyle bir bakardın ki kitaplar yazıcam gözlerin için derdim hatırlıyormusun... Öyle derin bakamazdı kimse, öyle anlamlı, öyle aşkla, öyle bana...
Gelsene... Bana yine öyle baksana... Elimi tutsan ya, bana bi gülsen ya... Çok üşüyorum biliyormusun gittiğinden beri... çok...gittiğinden beri...Ve içimde bir sürü nokta nokta... yokluğundan dolmayan noktalar...
Nasıl kırığım bir bilsen. Ne tarafa yaslasam düzelmiyor,bir olamıyorum.
Ne acı bunları yazmak elimde bir resminle, bir çingenenin acı dolu sesi eşliğinde.Tanrım... Nasıl bir iz bu geçmicekmi, nasıl bir acı dinmicekmi? Resmine baktıkça boğazımda düğümleniyor adın, gözlerim doluyor.Hayır daha fazla bakamicam sanırım...Hadi git.. Bugünde git...Lanet olasıca zaten hep burdasın...